‘Bir kuşağın sessizliğini bozdu’

Haber gorseli
Haberlerimizi Google’da Takip Edin

Gelişmelerden anında haberdar olun.

Google’da tercih edilen
kaynak olarak ekleyin

Duygu Asena yazılarında kadınların maruz kaldığı eşitsizlikleri korkusuzca gündeme taşıdı. Onlara haklarını sorgulama cesareti verdi; eşitlikçi bir toplum arayışındaki herkese seslendi. 20 Temmuz 2006’da (60 yaşındayken) aramızdan ayrıldığında cenazesinde kadınlar etten duvar ördü, ‘Kadının adı var’ yazılı pankart açtı, tabutunu omuzladı. Asena’nın yarattığı etkiyi çalışma arkadaşlarına ve kadın hareketinin temsilcilerine sorduk. Duygu Asena Roman Ödülü’nü kazanan yazarlarsa onun yeni kuşaklara nasıl iham verdiğini anlattı. 

‘Nasıl sorgulayacağımı öğretti’

Canan Güllü (Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı)

◊ Duygu Asena bir kuşağın sessizliğini bozan kadındı. Bazı insanlar yaşadıkları dönemi anlatmaz; yaşadıkları dönemi değiştirir. Duygu onlardan biriydi.   

◊ Kadın hakları mücadelesindeki yolculuğumun kilometre taşlarından birinin Duygu Asena olduğunu söyleyebilirim. O bana ne düşüneceğimi öğretmedi. Nasıl sorgulayacağımı öğretti. Duygu Asena’nın en büyük cesareti yalnızca yazdıkları değildi. Yazdıklarını, toplumun kadınlardan susmasını beklediği bir dönemde yazabilmesiydi. Kadının cinselliğini konuşmanın ayıp sayıldığı, şiddetin ‘aile içi mesele’ olarak görüldüğü, eşitsizliğin kader diye öğretildiği yıllarda o, bütün bunların üzerindeki örtüyü kaldırdı.

◊ “Ben feministim” diyerek kendisini tanımlama ihtiyacı duymadı. Kadınların eşitliği için verdiği mücadele, yazdığı her satır ve kurduğu her cümle zaten onun hangi tarafta durduğunu açıkça gösteriyordu. Kimlik beyanından çok, mücadelesi konuşuyordu. Kadınca dergisi bunun en güçlü örneklerinden biriydi. 

◊ Bugün sürdürdüğümüz mücadelede, şiddete karşı yürüttüğümüz çalışmalarda, kadınların yaşam hakkını savunurken gösterdiğimiz kararlılıkta onun açtığı yolun izleri devam ediyor. Hiçbir mücadele kendiliğinden başlamaz. Her mücadele, bir başka kadının cesaretinden güç alır.
Ben de kendi yolculuğumda o cesaretten beslendim. Bana/bizim kuşağa kendisini sorgulama cesareti bıraktı. Kadınların adının olduğunu, olacağını ve hiçbir zaman yeniden silinemeyeceğini gösterdi. Rahat uyu sevgili Duygu, mücadelen emin ellerde.

‘Onun feminizmi pratiğe, eyleme, cesarete dayanır’

Ayşegül Sönmez (Çalışma arkadaşı, sanat eleştirmeni, gazeteci, yazar)

◊ Onun feminizmi kurama değil, pratiğe, eyleme, cesarete dayanır. Bu bakımdan kitleseldir. Duygu Asena feminizmi yapmacıdır, sokağa çıkmacı, şiddete karşı koymacı, hayattan yanadır. Okuryazar bir feminist değildi, o yazar ve yapar bir feministti.
Cinsel özgürlükçü kadın cinselliğini araştırmacı ve kadının hazzını önceliklendiren bir feministti de. Kadının cinselliğinin önündeki engelleri, orgazma giden, o erkekler tarafından kapatılan yolları açmamızı o sağlamıştır.

◊ Bugün hayatta olsaydı bence her konuyu ama en çok kadınların, küçük kızların üzerindeki güzellik baskısını ele alırdı. Bu kriterleri ve dili tartışmaya açardı. Çocuk taciz ve suiistimal meselesini daima gündeme taşırdı.

‘Şaşırdığımı hatırlıyorum’

Nazlı Doğan Özsöz (Yazar, 2026 Duygu Asena Roman Ödülü’nün sahibi)

◊ Ben çocukken evde bir sürü Kadınca vardı, orada kadın cinselliğine dair cesur yazılar olduğunu ve buna şaşırdığımı hatırlıyorum. Asena’nın dergiyle evlere sızmasını, kadınlara ulaşmasını çok zekice ve çok etkileyici buluyorum.

◊ ‘Kadının Adı Yok’ romanındaki isim, kimlik ve varoluş problemini anlatırken yalnızca bir dönemin hikâyesini yazmadığını da biliyordu muhakkak. Romandaki karakterin isminin olmayışı bize sokakta, evde,  kamusal alanda, iş yaşamında yok edilmiş bir gerçekliğe kapı aralıyor.

‘Tabuları tartışmak…’

Şebnem İşigüzel  (Yazar, 2017 Duygu Asena Roman  Ödülü’nün sahibi)

◊ ’Kadının Adı Yok’ benim kuşağımı ve benden öncekileri epeyce etkiledi çünkü ne halde olduğumuzu bize bütün açıklığıyla anlatıyordu.

◊ Feminist okumalarımın ‘Kadının Adı Yok’la başladığını, kadın kimliğim üzerine düşünmeye yine bu kitapla başladığımı söyleyebilirim.

◊ Toplumda tabu sayılabilecek şeyleri tartışmak açısından hem dergiciliği hem kitabı önemliydi.

‘Cesur bir kadındı’

Ayşegül Devecioğlu (Yazar, Kadınca dergisinde Duygu Asena’yla birlikte çalıştı)

◊ Duygu Asena’nın feminist harekete katkısını, onun feministliğinden ziyade  feminist hareketin içinde geliştiği iklime verdiği o benzersiz can suyunda aramak gerekir.

◊ Duygu Asena cesur bir kadındı, buna yalnız öncülük diye adlandırılabilecek (birçok öncü gibi o da bunun farkında değildi ve söylense de sanırım kabul etmezdi) dergi çalışmalarında değil, iş ortamındaki başka tutumlarında da şahit oldum.

Kısaca…

◊ 1946’da İstanbul’da doğdu.

◊ İstanbul Üniversitesi Pedagoji Bölümü’nü bitirdi.

◊ İlk yazısı Hürriyet gazetesinin Kelebek ekinde çıktı (1972).  Kadınca, Onyedi, Ev Kadını, Bella, KİM, Negatif dergilerini yönetti. Milliyet, Cumhuriyet, Yarın, Sabah, Güneş, Habertürk ve Vatan gazetelerinde yazdı.

30 Temmuz 2006’da beyin tümörüne bağlı solunum durması nedeniyle hayatını kaybetti.

‘Fikirleriyle hayatta’

Şadan Maraş Öymen (Çalışma arkadaşı ve ‘Duygu Asena-Orada Kadınlar Var mı?’ kitabının yazarı)

◊ Kitaba başlık olan cümle ona ait. Beyindeki hızla gelişen tümörü durdurma, hayatta kalma süresini uzatma, zaman kazanma umuduyla iki ameliyat geçirmişti. Artık konuşmuyordu. Kardeşi İnci Asena, televizyondaki bir muhalif protesto eylemini ‘Bak neler oluyor’ diye ona gösterdikten sonra Duygu Asena, cılız bir sesle “Orada… Kadınlar var mı” demişti. Belki de son sözleriydi.

◊ Duygu Asena kendinden önceki kuşakların başlattığı kadın-erkek eşitliği mücadelesini, popüler bir dille gündelik hayata taşıdı, topluma mal etti.

◊ 2001’de yenilikçi bir fikirle  ‘Aslında Özgürsün’ romanının ilk sayfalarını internette yayımladı. Gelen önerilere göre romanı yönlendirdi. Yaşasaydı, onu bugün dijital yayıncılığın her türünde görecektik.

◊ Onun, konuyu gündemde tutan ısrarlı yazıları, ülkemizde Aile İçi Şiddete Karşı Yasa, Medeni Kanun ve Ceza Kanunu reformları, kadınların elde ettikleri hakların kazanılmasında somut hukuki adımlar atılmasında etkili oldu.

◊ Toplumumuzda Duygu Asena, fikirleriyle hayatta.

‘Çaktırmadan feministti’

◊ Duygu’yu Gelişim Yayınları’ndan tanırım. Biz Nokta’yı çıkarırken o Kadınca’yı, Hıncal Uluç Erkekçe’yi çıkarıyordu.

◊ Duygu çaktırmadan feministti. Kadınca’da son derece dört dörtlük yazılar çıkmaya başladı. Feminizm satışı yapmadan makul bir şekilde kadın hakları savunucusuydu.

KİTAPLARI

KADININ ADI YOK, 1987: Türkiye’de kadın hareketinin simge eserlerinden. 1988’de müstehcen kabul edilerek yasaklandı. Dava sonucunda  yayımına tekrar izin verildi.

ASLINDA AŞK DA YOK, 1989: Kadın-erkek ilişkilerini ele alıyor.

KAHRAMANLAR HEP ERKEK, 1992: Eşitsizlikleri, toplumsal cinsiyet rollerini ve ‘kahramanlık’ kavramını sorguluyor.

DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK, 1994: Asena’nın 80’lerdeki ve 90’ların başındaki yazılarından derleme. 

AYNADA AŞK VARDI, 1997: Aşkı, evliliği ve kadınların kimlik arayışını anlatıyor.

ASLINDA ÖZGÜRSÜN, 2001: İki kadının (Belgin ve Berna) tabulara karşı çıkışını konu ediniyor. Yıllar sonra diziye de uyarlandı.

AŞK GİDİYORUM DEMEZ, 2003: Okura sorular sorduruyor: Aşk geldiğinde, her şeyi bırakıp doludizgin gitmek mi gerek?

PARAMPARÇA, 2004: Asena bu kez cinselliğini, ruhunu bir türlü tam olarak anlayamayan bir erkeği odağına alıyor.

YAZILARINDAN ALINTILAR…

◊ Bir kez daha hatırlatıyorum, feminizm kadın üstünlüğü istemiyor, erkek düşmanlığına da dayanmıyor. Ama konunun ‘kadın erkekle eşitse, alsın baltayı ağaç kesmeye gitsin’ diyecek kadar laubaliliğe tahammülü yok.
(Kadınca dergisi, Şubat 1990)

◊ Canımızın istediği her yere, canımızın istediği kişi ile gideceğiz. Hepimiz bu dünyanın çocuklarıyız ve her şeyi eşit paylaşacağız. Bunda kararlıyız. (Milliyet gazetesi, 11 Kasım 1995)

Sevgili, ince, küçük, zarif çizgilerim… Dostlarım. Siz olmasanız ben ne yapardım? Siz benim kararlılığım, siz benim gücümsünüz. Sizi oluşturana dek neler yaşadım… neler çektim… nasıl savaştım ben… ve size böyle anlayışla, mutlulukla bakabilmek için… ne çok uğraştım. (Kadının Adı Yok)

yok

Author: admin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir